Dilimizde çoğunlukla “İngiltere” dediğimiz ama aslında “Birleşik Krallık” veya “Büyük Britanya”yı kastettiğimiz ülke Avrupa’nın en batısındaki iki ada. Ana ada İngiltere, Galler ve İskoçya’dan oluşuyor. Dördüncü parça ise yanındaki diğer adanın Kuzeyi, Kuzey İrlanda. Burası, bu dört parçanın adı Birleşik Krallık. Büyük Britanya ise İngiltere, Galler ve İskoçya. Tarihe bakıldığında;
1536 (Galler ve İngiltere): Galler ile İngiltere krallıkları yasal olarak birleşti.
1707 (İskoçya’nın Katılımı): İskoçya’nın da birliğe katılmasıyla Büyük Britanya Krallığı kuruldu.
1801 (İrlanda’nın Eklenmesi): İrlanda Parlamentosu’nun bağlanmasıyla devletin adı Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı oldu.
1922 (Son Halini Alması): İrlanda’nın güney kısmı bağımsızlığını ilan edip ayrıldıktan sonra, kalan Kuzey İrlanda ile birlikte ülke bugünkü Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı adını aldı.
YÜREKLERİ DAĞLAYAN OLAYLAR
1922’den sonra Güneydeki İrlanda Cumhuriyeti’nden koparılan Kuzey parçası Güneye bağlanmak için IRA ile (Irish Republican Army) direnişini sürdürdü. Çok kan döküldü. Açlık grevlerinde Bobby Sands gibi çok genç yaşamını yitirdi. Yürekleri dağlayan olaylar yaşandı. Yürekleri dağlayan olaylar İrlanda Cumhuriyeti Birleşik Krallık’tan kopup Cumhuriyet olmadan da yaşandı.
İngiltere’nin sömürgesi durumunda olan İrlandalılar açlıkla sınandılar. Büyük Kıtlık (The Great Famine / An Gorta Mór), İrlanda tarihinin en trajik dönüm noktası oldu. 1845–1852 yılları arasında yaşanan bu felaket, kitlesel ölümlere ve tarihin en büyük göç dalgalarından birine yol açarak İrlanda’nın demografik, sosyal ve siyasi yapısını kalıcı olarak değiştirdi.
İNGİLTERE’NİN ROLÜ

Kıtlığın bu kadar ölümcül olmasının asıl sebebi patateslerdeki biyolojik hastalıktan ziyade, dönemin İngiliz sömürge hükümetinin uyguladığı katı ekonomik politikaları oldu. İrlanda’da patates çürürken; ada genelinde üretilen büyük miktarlarda tahıl, et, hayvansal gıda ve süt ürünleri İngiliz toprak sahipleri tarafından silahlı askerlerin koruması altında İngiltere’ye ihraç edilmeye devam etti.
İrlandalılar kendi ülkelerinde yetişen yiyeceklere dokunamadı. Henry 8 zamanında Protestanlığa geçen İngiltere Katolik kalan İrlandalılara bu konuda da eziyet etti. Sonuçta iki toplum arasında nefrete varan sert duygular yaşandı. İrlandalılar kendilerine yapılanı unutmadı ve direnerek Birleşik Krallıktan ayrıldı.
KUZEYDEKİ KÜÇÜK PARÇA
Ancak kuzeydeki verimli toprakların olduğu Ulster Bölgesinde Protestanlar çoğunluktaydı ve oylamada o bölge İrlanda’ya değil, İngiltere’ye bağlı kalmak isteyince ada ikiye bölündü. Orada kalan azınlık Katolikler İRA adı altında direnince çok kan döküldü. Bugün gelinen noktada Avrupa Birliği’nden de ayrılmak istemeyen Kuzey İrlanda artık Birleşik Krallık’tan ayrılmaya ve Güneye katılmaya hazır.
Benzer bir durum denizlerinde petrol çıkmış, petrolünü kendi yönetmek ve AB’de olmak isteyen İskoçya’da da mevcut. Galler daha ufak ve ortada bir durumda. Kısacası, bu dört ülkeden oluşmuş ancak parlamento, Kraliyet, üst düzey memuriyetler gibi karar konumlarında İngiliz ağırlıklı olan Birleşik Krallık adım adım bölünmeye doğru gidiyor. Bu kaçınılmaz son bürokratik adımlarla şimdilik engellense de yalnızca erteleniyor, kalıcı bir şekilde masadan kalkmıyor…
