Son yıllarda yurt dışında yaşama ve çocukların eğitimini yurt dışında alması konusunda ülkemizde adeta bir moda oluştu ve gençlerden yurt dışına, Avrupa veya ABD’ye göçen çok kişi var. Önceden iyi bir iş ayarladılarsa, hatta ev ve çocuğun eğitimini alacağı iyi bir okulu araştırıp kayıt yaptırdılarsa sorun yok.
Ancak, ülkemizde mimar, mühendis, avukat vb olup, bir iş bulmadan gelenler de var ve aradıklarını bulamıyorlar. İş bulmak, iş yapmak her ülkede zor. Bizim ülkemizde de Batıda da. Meslek sahibi olarak gelip burada kuryelik yapan, evlere yemek taşıyan, işportada, pazarda stand açan ve bunu ülkemizde gizleyen çok kişi tanıdım.
ÇOCUKLARI BUNALIMA GİRENLER
Ülkemizde biriktirdikleri parayı burada iş bulana kadar eriten, ülkemizdeki evini, yazlığını satıp burada onunla geçinen, çocuğu ülkemizde bir özel okulda okurken burada okula gitmek yerine evde oturan ve bunalıma giren çok Türk tanıdım. Aradıklarını bulamadılar çünkü araştırmadan geldiler. İş bulmadan geldiler.
İngiltere’de Ankara Anlaşması diye bir şey var. Ayrıntılarını pek bilmiyorum ama birçok Türk bunu kullanarak geldi, bunu biliyorum. Burada kendi özel işini yapıyor gibi görünüyor bu anlaşmayla, minimum şartları yerine getirip Türkiye’de yaptığı işi burada evinde oturup internet üzerinden yapıyor, reklamcılık, web sitesi hazırlama, internet üzerinden satış gibi.
KURYELİK YAPAN MÜHENDİSLER
Bazıları evlerde çocuk bakıcılığı, temizlik yapmaya bile razı oluyor, yalnızca yurt dışında yaşayabilmek için. Oysa ülkemizde çok daha iyi koşulları olacaktı, onları arkada bıraktı. Ufacık evlerde, her kuruşu hesap ederek yaşıyorlar burada. Hava soğuk, ısıtmayı açamıyorlar. Batının en çekici yanı entelektüel hayat. Çok miktarda tiyatro, konser, seminer, konuşma, atölye çalışması vb var.
Bunlara katılmak için zaman ve para gerekiyor. Bunlara katılmayıp günde on iki saat çalışmak ise yaşam kalitesinde fark yaratmıyor. Eğitim Batıda daha mı iyi? Eğitimi iyi yapan öğretmendir. Her ülkenin iyi ve kötü öğretmeni vardır. Müfredatlar her ülkede birbirine benzer. Hatta ülkemizde sınav baskısı ile eğitim daha bile yüksek ölçütlerdedir.
ÜLKEMİZDEKİ SICAK DOSTLUKLAR
Yani çocuğun okulu, eğitimi bahaneden öte değildir. Sosyal medya, arkadaş gruplarındaki konuşmalar, birbirine nispet yapmalar, imrendirmeler bu özenmeleri körüklemektedir. Oysa ülkemiz kültürüyle çok güzellikleri olan bir ülkedir. Ülkemizdeki sıcak ve içten dostluklar, Batıda yoktur. Burada yaşayanlar böyle dostluk kuramaz.
Batı kopuk ilişkiler, bireysellik ve bencillik üzerine bir kültür içinde yaşamaktadır. Buraya gelen Türkler yine birbirini bulup, kendi aralarında sosyalleşmekte, hatta bu kültürlerde örtük ırkçılık da yaygın olduğundan birçok zaman isteseler de o ülkenin insanlarıyla dostluk kurmakta zorlanmaktadırlar.
KOMŞUNUN TAVUĞU
Kısacası, Batıda da yaşam kolay değildir. Maaşlı bir iş bulup gelenler bile her şeyin çok pahalı olduğunu ve alım gücünün yüksek maaş da olsa düşük olduğunu deneyimler. Örneğin, İngiltere’de kent içi en yakın yere metro veya otobüsle gitmek 150 TL dir. Bu açılardan bakıldığında ülkemizde maaşlar düşük olsa bile hayat bu kadar pahalı değildir.
Bir atasözümüz “Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür” der, çok yerinde bir söz. Yurt dışında yaşamak bu ülkelere birkaç günlüğüne tatile gelmeye benzemez. Tatilde en güzel taraflarını, müzelerini, tarihi yerlerini, merkezdeki meydanlarını, kafe ve restoranları görürsünüz. Yaşarken merkezden hayli uzakta, ufak bir evde, zorlukları deneyimlersiniz. O nedenle gençlere yabancı bir ülkeye taşınmadan önce çok iyi araştırma yapmalarını öneririm.
Tatil için, müze ve şato görmek için Batı güzeldir ama yaşamak için ülkemiz de en az Batı kadar güzeldir.
