Dr. Berna Bridge.
Köşe Yazıları 4 Dk Okuma

Neden cadılar hep kadındır?

yener

yener

Yazar

Babaannem yumuşacık bir kadındı. Bembeyaz saçları, yumuşacık teni, yumuşacık iletişimi ile bambaşka biriydi. Nasıl hanımefendiydi. Çocukluğumda bizimle yaşadı, sürekli mutfaktaydı, çok çalışkan ve mütevaziydi. Üst raflara boyu yetmezdi, tabureye çıkardı, yanındaki uzun boylu kişiye “uzanıver dolaba” bile demeyecek kadar kendine yeten, bir çöp istemeyen bir insandı.

Anneme ve yengeme bir gün eleştirel bir şey dediğini, sert davrandığını veya ters baktığını görmedim. Biz ters düşsek “Annendir, saygı göster” derdi. Asla olumsuz doldurmazdı. Osmanlı’da doğmuş, meslek sahibi, aydın bir öğretmendi. Benim için yaşlı kadın modeli böyle bir melekti. Ta ki anaokuluna gidip yaşlı cadıyla karşılaşana kadar. Bu sivri çalı süpürgesine binmiş, sivri, siyah şapkalı, karalar giyinmiş, dağınık saçlı cadı, kötü bir yaşlı kadındı.

BİLİNÇDIŞINA YOLLANAN SUBLİMİNAL MESAJLAR

Sivri (şapka ve süpürge) olumsuza işaret eder, görsel olumsuzdur. Sivri dil, sivri bıçak, tehlikeli ve tatsızdır. Siyah da olumsuza işaret eder. Kirli, karanlık, vb.dir. Yani, bu cadı hem görsel hem de anlam olarak çok iyi tasarlanmıştı. Her şeyi olumsuzdu. Çocuk kafam karıştı. Yaşlı kadınlar babaannem ve anneannem gibi yumuşacık, iyi insanlar mıydı, süpürgeli cadı gibi kötü insanlar mı?

Sizin çocuklarınızın bilinçdışındaki yaşlı kadın izlenimi ne acaba? Yine anaokulu yıllarımda, yaşlı cadı yani kötü kadının karşılığı ise erkek Noel Babaydı. Tatlı, al yanaklı, bembeyaz sakallı kırmızılar giymiş Noel Babayı her yıl özlemle beklerdik. Biz çocuklara getirdiği torbası hediye doluydu bu müşfik adamın. Nasıl sevinirdik, cadıdan, kadından korkanken, bu erkeğin kucağına oturmak bir ayrıcalıktı.

ERKEK KÜLTÜRÜ HEGEMONYASI

Sizin çocuklarınızın bilinçdışındaki yaşlı adam izlenimi ne acaba? İş Noel Baba ve Cadı kadınla kalsa iyi. Dilimize ve diğer dillere yerleşmiş, kadını kötüleyici, karalayıcı, erkeği kahramanlaştırıcı veya övücü sözcüklerle de bilinçdışımız subliminal denen etkilenme içinde. Hem sözel hem görsel. Yüzyıllar içinde kültürümüzü erkekler şekillendirmiş, genelde kendilerini yüceltmişler…

Örneğin, serbest yaşayan bir erkek “Çapkın, Kazanova” yani kahraman ve övgüye değer, imrenilen. Oysa serbest yaşayan bir kadın “Şıllık, fahişe, o…” Evlenmeyen erkekte sorun yok, evlenmeyen kadın “Evde kalmış, kız kurusu” yani aşağılayıcı, hakaret dolu terimler… Yüzyıllar boyu kadın itilmiş, ezilmiş, aşağılanmış, hor görülmüş.

NEDEN HEDİYE DAĞITAN NOEL BABA KADIN DEĞİL?

Çocuklara kadınlar “cadı” diye kötülenmiş, bu koşullanmayla büyüyen çocuklar yetişkin olduklarında da bir nedenle sert davranan kadına hemen “cadı” etiketini yapıştırmış. “Acaba ben ne yaptım ki kadın sert karşılık verdi, sinirlendi?” diye kendine sorma zahmetine girmemiş. Hemen kadını kötülemiş. Oysa bir erkek sert karşılık verirse “Ben ne yaptım, sınırımı aştım mı?” diye kendini sorgulamış, düzeltmiş.

Geçmiş yüzyıllarda kadınlar cadı diye meydanlarda diri diri yakılmış. Salem’in Cadıları örneğin. Akıl hastanesine kapatılmış, deli muamelesi de görmüş, Camille Claudell gibi. Şimdilerde bunlar olmasa da erkek şakalarının ve esprilerinin birçoğu kadını aşağılayıcı şakalar. Saygısız tepkiler buna ek. Kısacası kadın-erkek arası eşitlik var diyorsak kendimizi kandırıyoruz, eşit olmaya daha çok yol var.

Belki süpürge üstündeki cadıları erkek, hediye dağıtan Noel babayı da kadın olarak resmederek başlayabiliriz…

Paylaş: