Anadolu’muz, vatanımız, yaşadığımız topraklar… Birinci Dünya Savaşından sonra işgale uğramış, bölünmüş, başkalarının vatanı gibi gösterilmiş ama gerçek böyle mi acaba? Batı Anadolu’yu Grek sanarak büyüdük biz. Hangi antik kente gitsek, mermerler üzerinde antik Helence yazılar, onların üstüne de Roma gelmiş, Latince yazılar, tarih kitapları…
Böylece güzel İzmir’imiz ve çevresi 1. Dünya Savaşı sonrası Yunan ordusuna teslim edilmiş. Anneannem İzmir’de doğup büyümüş, o işgal yıllarını yaşamış, tarih kitabı gibi bir kadındı. Yaşadıkları zulmü anlatırdı, kin tutmamıştı, masal gibi, kendi değil uzakta birileri yaşamış gibi anlatırdı. Bu kin tutmadan yaşadıklarıyla barışma kültürü Atamızdan geliyordu.
GEÇMİŞLE BARIŞMALI AMA TARİHİ DOĞRU YAZMALI
Yunan bayrağının üzerine basmayan asil Atamız, yeni Cumhuriyeti kindar değil, geçmişiyle barışık, olgun, olumlu bir çizgide kurmuştu. İşgal yıllarında genç bir kız olan anneannem o Cumhuriyetin ve Atamızın kızıydı. Şimdilerde arkeoloji ve ülkemizin arkeologları yaptıkları kazılarla, araştırmalarla Yunan’a teslim edilen İzmir ve Batı Anadolu’nun Grek olmadığını kanıtlıyorlar.
Anadolu’nun asıl sahipleri, orta kısımda Hititler, Batı ve Güney kısımda ise Luvilerdi. Luvileri yok sayan, Batı ve Kuzey Anadolu’yu (Pontus) Grek gösteren, savaş sonrası Yunan’a teslim eden ise Avrupalılardı. Nedense Luvilerin hiç sözünü etmiyordu Batılı arkeologlar. Hatta ben Luvi sözcüğünü kullanırsam Batılı arkeologlar hemen kapatıyorlardı.
LUVİLER GREKLERDEN ÖNCE VARDI
Yani, bizim toprağımızın tarihini onlar yazıyordu ve eğip bükerek, istedikleri gib. Biz buna teslim olacak mıyız? Millî Eğitim Bakanlığı Luvi tarihini ilkokuldan itibaren ders kitaplarına, müfredata alacak mı? Bunları araştırıp anlatan arkeologlara sahip çıkacak mı, Kültür Bakanlığı ve devletimiz?
Luviler Bronz (Tunç) çağında Anadolu’muzda yaşamış topluluklar. Görünüşe göre bir tek büyük devlet olmamışlar, ufak topluluklar olarak yaşamışlar. Truva’nın da Luvi olduğu söyleniyor. Hititlerle aynı zamanlara denk gelen bu varoluş Hitit tabletlerinde anlatılmış. Dilleri Hint Avrupa kökeninde. Bugün kullandığımız birçok sözcük Luvi kökenli.
MEDENİYET ANADOLU’DAN DOĞDU
Yeni tez, “Medeniyet Anadolu’dan doğdu”. Yani, Grekler Luvilerin üstüne geldi, kolonize etti Anadolu’yu. Aynı İngiltere’nin Hindistan’ı kolonize etmesi gibi. Aynı Hintlilerin İngiliz dilini kullanmaya zorlanıp kullanması gibi, bu Anadolu halkı yavaş yavaş Helen dilini kullandı ve Helenleşti ama kökeni Helen değil. Helen işgalle geldi…
İşgal etmekle kalmayıp, Luvilerin ektiği tohumlardan, medeniyetten faydalandı. Çoğu Grek bildiğimiz düşünür, filozof, bilim adamı Adalar Denizinin doğusundan çıktı, Batısından değil. Neden? Çünkü onlar üzerine geldikleri Luvi Uygarlığından öğrendiler, yarattılar. Bunların konuşulması gerek. Anlatılması gerek. Çocuklarımıza gerçek tarihi anlatmak gerek.
TOPRAĞIN SAHİBİ KİM
Avrupalıların benimsetmeye çalıştığı tez toprağın eskiden gelen bir sahibi olduğu. Oysa, toprağın sahibi orada var olan insanlar, dil, din, ırk gözetmeden. Göçler ve kolonileştirmeler ile herkes karışmış. Anadolu’da Grekler Luvilerin üzerine gelmiş. Romalılar Greklerin üzerine gelmiş. Zaten bu topraklarda yaşamış olan Ortodokslara Rum deniyor, Yunan değil.
İngilizler Amerika, Afrika, Avustralya, Yeni Zelanda ve diğer ülkelere gitmiş, işgal etmiş. Yeni Zelanda’da yerli halk Maoriler azalmış. Adanın yeni sahibi İngilizler olmuş, beyaz ırk olmuş. Benzeri Amerika ve Avustralya’da olmuş. Amerika’da Kızılderililer azalmış, Avustralya’da, Aborijinler ve bu toprakların sahibi İngiliz kökenliler, beyaz ırk olmuş. Afrika ve Hindistan’da bunu başaramamışlar. Tarihi keyfi yazarak manipüle etmenin sonuçları ise bizleri bugünlere getirmiş.
