Geçen haftalarda yurdumuza, dünyamıza, kültürümüze sahip çıkmanın bir yolunun da akademik araştırmalar, arkeoloji, ilim, bilim ile olduğuna değinmiştim. Topraklarımızın tarihini yazmayı yabancıların taraflı gözüne bırakmak yerine kendimizin bu tarihi arayıp, bulup, kendimizin yazması gerektiğine değinmiştim. Buna “Yumuşak Güç” dendiğinden söz etmiştim.
Yabancıların bu gücü çok iyi kullandıklarından ancak tarafsız olmadıklarından da bahsetmiştim. Topraklarımızın en eski tarihi arkeoloji ve antropoloji ile anlaşılabiliyor. Ben de birçok arkeolog, jeolog, antropolog ile konuşarak, bilgi alarak burada sizlerle bu bilgileri gelecek haftalar boyu paylaşacağım. İzmir Arkeologlar derneği Başkanı Fatma Ela Baltutan şöyle anlatıyor:
ARKEOLOJİDE BELGELEME
Fotoğraf ile Belgeleme: Arkeolojide fotoğrafla belgelemenin belirli kuralları ve çeşitleri vardır. Arazi fotoğraflarken farklı, eser fotoğraflarken farklı malzeme ve teknikler kullanılır. Çektiğimiz nesneye uygun ölçek kullanılması o nesnenin boyutlarının anlaşılabilmesi açısından son derece önemlidir.
Arazi fotoğraflarında kuzeyi gösteren yön oku, alan ve açma adı yazılan tabela, kazılan alanın büyüklüğünü ve derinliğini gösteren ölçek ve jalon, yayınlarda fotoğrafın doğru okunabilmesi için gereklidir. Kazıda yapılan her işlem (restorasyon, kazı, hatta temizlik) öncesinde ve sonrasında bu ölçekli, belirteçle fotoğraf mutlaka çekilmelidir.
Günümüz arkeolojik kazı çalışmalarında teknolojinin gelişmesiyle birlikte insansız hava araçlarının (drone), ölçüm cihazlarının ve dijital fotoğraf makinelerinin kullanımı yaygınlaşmıştır. Drone ile çekilen hava fotoğrafları kazı alanını tam dik açıyla görmeyi sağladığından büyük bir kolaylık ve yenilik olmuştur. Hatta yapı kalıntılarının mimari çizimleri de bu drone fotoğraf görüntüleri üzerinden ölçeklendirilip çok daha kısa sürede yapılabilmektedir.
ÇİZİM İLE BELGELEME VE ENVANTER
Arkeolojinin en önemli ve en eski belgeleme yöntemlerinden biri de çizimdir. Mimari çizim ve küçük eser/seramik çizimi daha çok teknik beceri gerektiren, birebir ya da ölçeklendirilerek yapılan, eserin ya da yapının kesit ve dış görünüş bilgilerinin tek bir açıdan bakarak kâğıt üstüne aktarılmasıdır. İki boyutlu yapılan bu çizimler eseri/yapıyı daha iyi anlamamızı sağlar. Belge niteliğinde olup bilimsel yayın çalışmalarının önemli bir kaynağını oluşturur.
Envanter, kazılarda ve müzelerde taşınır/taşınmaz kültür varlıklarının belgelenmesinde son ve en önemli aşama envanter kaydıdır. Envanter kaydı bir eserin fotoğraflı kimlik belgesidir. Kazılarda ayrı, müzelerde ayrı envanter kaydı tutulur. Artık ülkemizdeki müzelerde ortak veri tabanı oluşturulması için tüm envanter bilgilerinin dijital ortama aktarıldığı, standartları olan uluslararası bir bilgi sistemi kuruluyor. Mues (Müze Ulusal Envanter Sistemi) olarak adlandırılan bu sistem, tüm müzelerimizde yer alan eserlerin ayrıntılı bilgilerinin tutulacağı ulusal nitelikli bir veri bankasıdır.
STRATİGRAFİ VE EUREKA NEDİR?
Stratigrafi jeolojinin yer katmanlarını inceleyen dalıdır. Arkeoloji ve petrol mühendisliği stratigrafiyi kullanır. Prehistorik dönem kazılarında tarihlemeye yardımcı materyal az bulunduğu için ilk o kazılarda stratigrafiden faydalanılmıştır. Arkeolojik kazılarda; aynı kültür katmanında ele geçen buluntular birlikte incelendikten sonra, buluntular alt ve üst tabaka ile karşılaştırılarak veya eş tarihleri tespit edilerek tarihlendirme yapılmaktadır. Euroka ise kazı sırasında bir tabakada, yerinde bulunan eser için in-situ terimi kullanılır.
Kazı Sonrası ne yapılır? Yılın belirli döneminde mevsimsel koşullara bağlı olarak yürütülen arkeolojik saha çalışmaları kışın gelmesiyle yerini laboratuvar ve yayın çalışmalarına bırakır. Kazı sırasında elde edilen tüm verilerin temizlik, tasnif, analiz, restorasyon ve fotoğrafla belgeleme işleminden sonra çizim ve envanteri yapılır.
DEFİNE KAZILARIYLA AYNI MI?
Çizim, envanter ve analizlerden elde edilen bilgiler veri havuzunda toplanır ve literatür taraması yapılarak benzerleri taranır, karşılaştırması yapılarak uzmanlarınca yorumlanır. Buluntular arasında neden sonuç ilişkisi ile mekânsal ve tarihsel bağlam kurulmaya çalışılır. Tüm bu işlemler farklı disiplinlerden çok yönlü bir bakış açısı gerektirir. Bu adımları bizler de öğrendikçe bu işleri neden yabancıların eline teslim etmememiz gerektiği de fark edilir.
Arkeolojik kazıları define kazılarından ayıran temel fark bu bilimsel yaklaşım ve neden sonuç ilişkisidir. Kazı sezonu sonrasında toplanan verilerle oluşturulan kazı raporu ve bilimsel veriler; ülkemizde Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünce her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumunda bildiriler halinde kamuoyuna sunulur.
